Mağdur Profilleri



Düzgün bir işe (ve de paraya) gereksinimi olan, daha iyi bir yaşam için kendini riske atabilecek genç bir kadın. İnsan ticareti mağduru olma riski taşıyan şahsın temel profili işte budur. Ancak biraz daha derine inilecek olursa, tablo karmaşıklaşır. Düşük eğitim düzeyi, evde şiddet alışkanlığı (kocaların kötü muamelesi, tecavüz ve aile içi cinsel ilişki dahil) ve gittikçe artan bir umutsuzluk, bu tabloyu tamamlar. Uluslararası Göç Örgütü IOM'in Moldova'da (Türkiye açısından önde gelen kaynak ülkelerden biri) yaptığı araştırma, insan ticareti mağdurlarının yüzden 89'unun evde bir tür şiddet veya cinsel tacize maruz kaldığını gösteriyor; bunun dışında endişe verecek kadar yüksek tecavüz oranları, aile içi cinsel ilişki ve eşlerin yaptığı kötü muamele söz konusudur.
Özetle, insan ticaretinin mağduru olan tipik birey, ülkesinde (çoğunlukla Ukrayna, Rusya ve de Moldova) kendisini saran yoksulluktan ve şiddetten kaçmanın bir yolunun arıyor. Bu etkenler yüzünden kadın, onu "angaje" etmek isteyen tacirler için ideal bir hedef olmaktadır. İnsan tacirleri, yurtdışında iyi iş bulma vaatleriyle kadını insan ticaretinin içine çekerler. Bu iş beklentisinin yanında yaşam şartlarının daha iyi olacağına dair bir göz boyama da söz konusudur. İnsan ticaretinin mağduru kadınlar bu vaadlere kanarak ve hareket halindeki bir nüfusun en savunmasız üyeleri olarak iş ararken kendilerini hayal edebileceklerinden çok daha kötü bir kapana kısılmış olarak bulurlar.
İlginç bir olgudur ki, bu ticareti yapan şahısların çoğu kadın veya mağdurun arkadaşıdır. Güvene dayalı ilişkiler böylece tersine döner. Bir başka gerçek ise, insan ticareti mağdurlarının çoğunun karşılığında ücret almaksızın erkeklere cinsel ilişki sağlamak zorunda bırakıldığıdır; mağdurların daha küçük bir oranı ise zorunlu bırakılarak çeşitli işlerde çalıştırılır. Erkekler ve erkek çocukları için de bir risk söz konusu olsa da hedef grup çoğunlukla kadınlar ve kızlardır.
Rakamlarda dikkati çeken bazı noktalar bulunmaktadır. Türk Polisi ve diğer adli makamlar, insan ticareti mağdurlarının belirlenmesi konusunda yol kat ettiler. Bu ise, Türkiye'de insan haklarına dayanan bir yaklaşımının kök tutmaya başladığının su götürmez kanıtıdır. Ancak insan ticaretini körükleyen etkenler halen devam etmektedir; insan ticareti ve kaynak ülkelerdeki ekonomik fırsat eksikliği arasındaki endişe verici ilişki halen yerinde durmaktadır.