Basın - Haziran 2005'ten Haberler




Sabah Gazetesi - 30 Haziran 2005


Sabah Gazetesi
Zülfikar Ali AYDIN - Ceren AKDAĞ

    'Emniyet'li kadın pazarı

    İstanbul'un göbeği Aksaray... Fatih Emniyet Müdürlüğü'ne 30 metre uzaklıkta fuhuş rezaleti ve insanlık dramı yaşanıyor.

    New York Times gazetesinin Slav kadınların Trabzon'da zorla çalıştırıldığı haberi üzerine biz de Aksaray'ı mercek altına aldık: Müşteri gibi gittiğimiz barlarda polisin gözü önünde dönen fuhuş dünyasına tanık olduk.

    HESABI İSTERSEN ÖDEME

    Mesleği biyolog olan bir Moldovyalı 'bar pazarlığında' hayatını anlatıyor: "Bebek bakıcısı olarak geldim, şimdi buradayım!.." Hesap geliyor: İki bira 290 YTL! İstersen ödeme. Arka odada ifadeni alıyorlar!

    HERKESE UYGUN FUHUŞ

    Dışarı çıkıyoruz. Cadde 'kadın pazarı' gibi: Geeel, 15'lik yabancı kızlar var... Azeri 30, Romen 40 YTL... Müşteri çıkarsa 'modern köleler' sektörü yönetenlerin emriyle otellere 'hizmet'e gidiyor.

    Gündüz Aksaray gece olunca Fuhuşsaray

    Aksaray gün boyunca milyonlarca insanın gelip geçtiği, bir yer. Çarşıları, bağlantı yolları, metrosu, sahile yakınlığıyla gerçekten de İstanbul'un tam ortası...Gece fuhuşun merkezi olan Aksaray'a, Rusya başta olmak üzere Moldovya, Azerbaycan, Romanya ve Bulgaristan'dan onlarca kadın geliyor...Binaların giriş ve bodrum katları gece kulübü olmuş. İki parça çerez ve bir içkiye 1 milyar lira hesap isteniyor. İtiraz olursa, hesap üstüne feci bir dayak atılıyor...

    Parayı bulanın koşup coştuğu Aksaray'da, fuhuşun nabzını tutma görevi bana verildi. Aksaray konusunda deneyimli olan mahalleden bir arkadaşı arayıp 'asker uğurluyoruz' numarasıyla gece kulübünden diskoya, Moldovyalı, Bulgaristan, Ukrayna, Rusya, Azerbaycan ve Romanya'dan İstanbul'a akan kadın trafiğini izleme kararı aldım. Geceyarısı Malibu Disko Bar'ın önünde buluşmak üzere sözleştik. Aksaray'da 1960'lı yıllardan kalma binaların bodrum ve giriş katlarının gece kulübüne dönüştürülmüş mekanlarını mercek altına almadan önce gündüz vakti bölgede keşif yapmak şart oldu. Haberi yapma karşılığında aldığım 500 YTL ile 'hangi barda ne hesap öderim' araştırmasından ilk öğrendiğim, Aksaray'da hiçbir zaman girilmemesi gereken gece kulüplerinin isimleri oldu.

    GİDİLMEYECEK YERLER

    Aksaray'daki Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün bulunduğu cadde üzerindeki gece kulüpleri için bir giyim mağazası işleten yakınım şunları anlattı: "Bir hafta önce dükkanı boyattığımız iki boyacı akşam saatlerinde gelip 'Soyulduk' dedi. Gece kulübüne gitmişler. Bir alkol, bir çerez, bir dilim kavun, biraz karpuz gelmiş masaya. Sonra da 350 YTL'lik hesap... Ödeyemeyince, 2 saatlik eğlencenin faturasını 5 garson tahsil etmiş; bir araba dayaktan sonra kredi kartı ve nüfus cüzdanlarını alarak..."

    Bu yüzden, 'Mustafa Kemalpaşa Caddesi üzerindeki Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün de bulunduğu cadde üzerindeki mekânlardan biri dışında diğerlerine girme' nasihati aldım. Saat 22.00 sıralarında 'askere uğurlayacağım' arkadaşımla birlikte Gabardi'ye geldim. Kapıdaki saygı ve sevgi gösterisi, içerdeki arama noktasında bitti. Cebimdeki cep telefonu ile sigara paketini kurcalayan takım elbiseli bıyıklı adam "Üzerinde silah var mı?" diyerek emrivaki sorular sormaya başlayınca, gülerek "Yok, biz sadece eğlenmeye geldik" dedim. Arama bitince garson komut verip "Beni izle" dedi. Önden giden garsonu unutup, başka bir tarafa yönelince zılgıtı yedim: "Orası yasak kardeş, nereye?!"

    KIZLARIN BASKINI

    Kadınların olduğu yere yakın bir masa tercihi yapmak garsonun elindeymiş. İki arkadaş, oturduğumuz üç karış büyüklüğündeki masaya iki bira söylüyoruz. Sonra masamız, çilek, karpuz, çerez ve zeytin tabaklarla donatıldı. Pistin etrafında çoğunlukla göbekli, bıyıklı, kel, orta yaşlı adamlar bulunuyordu. Biraz sonra içeriye tren katarları gibi 17-25 arasında, çoğunluğu sarışın ve 1.80 boy ortalamasıyla, salonun havasını dağıtan, Rusya, Moldovya, Ukrayna, Bulgaristan, Kırgızistanlı olduğunu öğrendiğim kadınlar girmeye başladı.

    Pazarlık üç yoldan yapılıyor

    AKSARAY'DA hangi sokağa girseniz yabancı uyruklu kadınlarla karşılıyorsunuz. İstanbul fuhuş piyasasının kalbi Aksaray'da fuhuş pazarlığı daha öğle saatlerinde başlıyor. Eskiden Aksaray sokaklarında ve köprü altlarında rahatça yapılan fuhuş pazarlıkları artık daha çok kapalı mekanlarda yapılıyor. Genelde gece kulüplerinde yer bulamayan Azeri hayat kadınları, Aksaray'da oto yedek parça satılan sokaklarda mobil dolaşıyorlar. Azeriler, kendilerine olan talebin az olması nedeniyle böyle bir yola başvurduklarını söylüyorlar. Ama onlarda 'kazık' konusunda deneyimliler. Aksaray tam bir fuhuş cenneti ama yine de sektörü yönetenler her zaman tedbirli davranıyor. Aksaraylı'nın tabiriyle fuhuşun üç yolu var: Birincisi gece kulüplerinden dışarı kadın çıkartmak. Bu fuhuşun en pahalı yolu. İkincisi yabancı uyruklu kadınların Aksaray ile çevre ilçelerde 3 ve 5 kişilik kurdukları randevu evleri. Ve sonuncusu da telefon yöntemiyle fuhuş pazarlığı. Bu yöntemde hayat kadının cep telefonu beraber olduğu kişiler tarafından çevreye yayılıyor. Böylece kendi piyasasını kendisi oluşturuyor. Aksaray'da hava karardığında gizli köşelerde yapılan fuhuş pazarlığı sokaklara taşıyor.

    Rezaletin raporu

    BM'ye göre, fuhuş için kaçırılan yabancı kadınların yüzde 40'ı İstanbul, yüzde 16'sı Antalya ve Ankara'da çalıştırılıyor. Bu insan ticaretine dur diyebilmek için 'Alo 157' telefon hattı açıldı.

    Fuhuşa zorlanan kadınlar için Alo 157 hattı kuruldu

    Türkiye'de göç denilince akla Almanya'ya göç geliyor. Ancak Doğu Blok'unun dağılmasından sonra bu ülkelerden göç almaya başladı. Göçün nedeni ise "kadın ticareti." Tüyler ürpertici boyutlara varan "kadın ticareti" önceki hafta New York Times'a da konu oldu. Bu alanda Amerika'nın yıllık "İnsan Ticareti" raporunda 2. sırada bulunan Türkiye, yabancı uyruklu "hayat" kadınlarını 24 saat açık olan telefon hattıyla kurtarmaya çabalıyor. Altı ay önce kurulan '157 Alo Yardım Hattı' şimdiye kadar 14 kadının fuhuş sektöründen kurtarılmasına aracılık etti. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ve Dışişleri Konsolosluk dairesinin beraber yürüttüğü projede hedef, kandırıldıklarını anlayan, mağdur durumda olan kadınlara yardım etmek ve suç şebekelerin çökertmek. İnsan ticaretinde 'hedef ülke' olan Türkiye çok revaçta. IOM Türkiye Temsilcisi Marielle Sander- Lindström göre bunun iki nedeni var: Türkiye'nin ekonomik durumu komşu ülkelere göre çok iyi ve vize almak daha kolay. Avrupa'da vize problemiyle karşılaşan şebekeler için Türkiye, kadın ticareti için kolay ülke pozisyonuna düşüyor. Ukrayna, Moldavya, Gürcistan, Özbekistan gibi ülkelerde kadın ticaretini meslek haline getiren suç örgütleri, Türkiye'den talep alınca bağlantılarını iki taraflı sürdürüyorlar.





Sabah Gazetesi - 30 Haziran 2005


Sabah Gazetesi
Ergun BABAHAN

    Vicdanlar rahat mı?

    Herkes türbanı tartışıyor ama komşumuzun genç kadınlarının başına gelen trajik olaya kimse ilgi duymuyor.

    Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin çöküşü insanları bir varoluş savaşına soktu. Ellerinde mesleği, arkalarında inanılmaz bir eğitim birikimi olan binlerce insan hiç hakketmedikleri işleri yapmak zorunda kaldılar. Her kriz döneminde olduğu gibi, bu dönemin faturası da en ağır kadınlara çıktı. Rusya'dan Ukrayna'ya uzanan bir coğrafyada onbinlerce kadın evinde bıraktığı ailesinin geçimini sağlamak için vücudunu pazarlamaya zorlandı. Bunlar arasında kolay para yolunu seçenler de vardı elbette ama çaresizlik ve yokluk Türkiye'de de patlayan fuhuş sektörünün itici gücüydü. Gözümüzün önünde bir insanlık dramı yaşandı, yaşanmaya devam ediyor. İnsan vücudu, sıradan bir meta gibi pazarlanıyor. Sektör öylesine büyük, ortada dönen paralar öyle göz kamaştırıcı ki, kendi içinde yan sektörünü de oluşturuyor. Bu kadınlar Türkiye'ye girerken hiçbir zorlukla karşılaşmıyor. Türkiye'de sürekli Yunanistan'a, İtalya'ya, Fransa'ya gitmek isteyen Iraklı, Pakistanlı, Afrikalı insanlar yakalanıyor ama fuhuş için teknelerle getirilen kadınlar bir türlü yakalanmıyor. Trabzon'un göbeği, İstanbul'un merkezi kadınların zaman zaman zorla çalıştırıldığı et pazarına dönüşüyor, kimse dönüp bakmıyor.

     Oysa iktidarda "muhafazakar demokrat" olduğunu söyleyen bir parti ve kadroları var. Böylesi bir insanlık dramına onlar da duyarsız kalıyor nedense... Herkes türbanı tartışıyor ama komşumuzun genç kadınlarının başına gelen bu trajik olaya kimse ilgi duymuyor. Aslında bu olayda basın olarak bizim de büyük suçumuz bulunuyor.

     SABAH olarak bizi harekete geçiren, The New York Times'ta çıkan bir makale oldu. Ondan sonra dönüp bu fuhuş sektöründe neler oluyor diye bakmak ihtiyacı hissettik. Vicdan sahibi herkesin karşı çıkması, savaşması gereken bir insanlık dramı var karşımızda. Üstelik ortada dönen dolapları başta yetkililer, sokaktaki sıradan insan bile biliyor. Toplumun değer yargılarını, insan onurunu, bunca zamanda biriktirilen bütün değerleri yerlebir eden bir kadın ticaretine tanıklık ediyoruz ve kılımız kıpırdamıyor.

     Arkadaşımız Ceren Akdağ'ın Ankara'dan yaptığı haber Türkiye'nin "İnsan ticareti"nde ikinci sırada bulunduğu gösteriyor. Türkiye, komşularına göre görece daha iyi olan ekonomik koşulları ve vize kolaylığı nedeniyle tercih ediliyor. Türkiye'ye getirilen kadınların yüzde 50'sini 19-25 yaş arasındaki genç kızlar oluşturuyor. Bu kadınların büyük çoğunluğu Ukrayna ve Moldavya'dan geliyor. Üstelik bu gençler, çocuk bakıcılığı, ev işleri yapacakları söylenerek getirilip sonra fuhuşa zorlanıyor. Bu kadınların pasaportları ellerinden alınıyor, fuhuş yapmak istemezse dövülüyor, işkence görüyor. Kısaca bir filmde izlesek gözyaşlarımızı tutamayacağımız sahneler bizim ülkemizde yaşanıyor. Bu durum, insan hakları ihlalinin en ağır örneklerinden birini oluşturuyor. Türkiye'nin bu insanlık suçuna karşı topyekün savaş açma zamanı gelmiş de geçmiş bulunuyor.




Hürriyet Gazetesi - 28 Haziran 2005


Hürriyet Gazetesi
Fatih ALTAYLI

    Türkiye, kadın pazarı olmaktan memnun mu?

    NEW York Times muhabiri Craig Smith, Türkiye'ye gelmiş ve bir araştırma yapmış.
Araştırmanın sonucu Türkiye adına müthiş: 'Türkiye'de pazar kurulup kadın satılıyor.'

    Türkiye'de hepimizin bildiği bir gerçeği, benim defalarca yazıp hiçbir sonuç alamadığım bir rezaleti, New York Times Amerika'dan gözümüze soktu. Türkiye ne yazık ki, 'perestroika' ile birlikte bir kadın pazarına dönüştü. Ufak ufak başlayan olay bir sektöre dönüşürken, son yıllarda tam bir 'köle ticareti' şeklini aldı. En ücra Anadolu kentlerine kadar ulaşan fuhuş sektörü, bazı kentleri tümüyle ele geçirdi. Bu kentlerin başında Trabzon, İstanbul ve Antalya geliyor. İstanbul'da iş iyice zıvanadan çıkmış durumda. Rus kadınların pazarlandığı gece kulüpleri dolup dolup taşıyor.

     Gece kulübü tabii 'resmi' adı. Aslında bunlar birer randevuevi. En meşhurları İstanbul, Aksaray civarında. Hatta biri Emniyet Müdürlüğü'ne 50 metre mesafede. 'Nasıl oluyor da olabiliyor?' diye sorunca müstehzi gülümsemelerle karşılaşıyoruz. Bağımsız Devletler Topluluğu ve eski Sovyet Cumhuriyetleri'nden getirilen kızlar toplu olarak evlerde barındırılıyor ve çalıştırılıyor. Kızların kazancı son derece düşük. Asıl parayı, bunları buraya getirip çalıştıran çeteler kazanıyor. Antalya'da durum farklı değil. Lara'daki Örnekköy neredeyse bu çetelerin işgali altında. İyi iş yapan kızlar alınıp satılıyor. Hatta fuhuş çetelerinden kız kaçırıp bir başka çeteye satan gruplar türemiş. Örnekköy'de her gece silahlar patlıyor. İşin komiği, burada da polis karakolu 100 metre mesafede. Trabzon'daki durum zaten bölge kadınlarının toplu eylem yapmasına neden olacak kadar berbat.

     Peki bütün bunlar olurken Emniyet Genel Müdürlüğü ne yapıyor? Benim görebildiğim kadarıyla bir hiç. Üç beş palavra operasyon dışında kocaman bir hiç. Alan memnun, satan memnun diyeceğim ama değil. Çünkü olay tam bir köle ticaretine dönüşmüş. İntihar eden, öldürülen kızlar ve yerle bir olan Türkiye imajı.

     Eğer bu ülkeyi yönetenler 'kadın pazarlayan ülke' imajından memnunlarsa bir diyeceğim yok.

     Ama ben değilim.





Radikal Gazetesi - 13 Haziran 2005


ANKARA-Radikal Gazetesi
Hilal Köylü

    157: Kadınları tacir elinden kurtaran hat

    Kadın ticareti mağdurlarını kurtarmak için bir hafta önce açılan yardım hattı 157 işe yaradı. Moldovalı mağdur kurtuldu, vatandaşı kadın tacir yakalandı

    Uluslararası Göç Örgütü'nün (IOM) kadın ticareti mağdurlarını kurtarmak için açtığı telefonla yardım hattı 157'den ilk sonuçlar alınmaya başlandı. Antalya'daki bir otel odasından 157'yi arayarak yardım isteyen Moldovalı mağdur kurtarılırken, bir kadın tacirini de yakalattı. Bugüne kadar Dışişleri ve İçişleri bakanlıkları ile çalışan IOM, Türkiye genelinde daha etkin olmak için sivil toplum örgütlerinin de desteğini isteyecek.

    IOM Türkiye Temsilciliği Misyon Şefi Marielle Sander-Lindstrom, henüz bir haftalık olan 157 hattının ilk sonuçlarını Radikal'e anlattı. İnsan ticaretinde Ukrayna, Moldova ve Türkiye'nin öne çıktığını hatırlatan Lindstrom, 157 hattının bu üç ülke arasındaki trafiği çözeceğine inanıyor. Lindstrom, hattı Antalya'daki otel odasından kullanan bir Moldovalı kadın mağdurun, polislerin odaya ulaştığında başka bir kadınla da karşılaşmasını sağladığını belirterek, gelişmeleri şöyle anlattı:

    "Öğrenildi ki diğer kadın bir mağdur değil, tacir. Ve ne yazık ki, tacirlik işine girmek kadınlar arasında yükselen bir grafik çiziyor. Kadınlar, kadınları kandırıyor. Ve bizim işimiz daha da zorlaşıyor. Hem kadın mağdurları kurtarıyor, hem de kadın tacirlerini yakalıyoruz. 157 hattından gelen bilgiler, anında 155 'polis imdat' hattını harekete geçiriyor. Polis olay yerine gidiyor. Moldovalı kadın mağdur, şimdi İstanbul'daki sığınma evinde. Kadın tacir de hapiste."

    Türkiye'nin tam üye olarak Kasım 2004'te katıldığı IOM, Türk makamlarının insan ticareti mağdurlarını belirleme ve yardım için yönlendirmesindeki çabasını 'müthiş' buluyor. Yine de Türkiye'de kaç insanın insan ticareti mağduru olduğu tahmin edilemiyor.

    2004'te Türk güvenlik güçlerince 239'u yabancı uyruklu olmak üzere 262 kişinin bu ticaretten mağdur olduğu belirlendi. Tacirlerle mücadelenin bu yıl daha da yoğunlaştığına dikkat çeken Lindstrom, 157 yardım hattının hizmete girmesiyle Türkiye, Moldova ve Ukrayna'daki IOM temsilciliklerinin, sivil toplum kuruluşları ile bir araya gelip ortak mücadele başlattığını söyledi.

    Bu mücadelede medya reklamlarının özel bir yeri var. Moldova'daki televizyon kanallarında yayımlanacak 30 saniyelik Rusça reklam sayesinde, hem Türkiye'deki yardım, hem de Moldova'da kurulan destek hattının tanıtımı yapılacak.




The New Anatolian Gazetesi - 6 Haziran 2005


Washington-The New Anatolian

    ABD: "Türkiye insan ticareti ile mücadele etmeli"

    Amerikan Dışişleri Bakanlığı 1 Haziran'da yayımlanan insan ticareti raporunda "Türkiye özellikle cinsel sömürü amacıyla insan ticaretine maruz kalan kadın ve çocuklar için bir transit ve hedef ülkedir" dedi.

    Rapor bazı erkeklerin, kadınların ve çocukların zorla çalıştırılması için de insan ticaretine maruz kaldığını belirtti."Cinsel sömürü ve zorla çalıştırma amacıyla Türk vatandaşlarının ülke içinde insan ticaretine maruz kaldığına dair artan kanıtlar bulunmaktadır. Mağdurların çoğu Moldova, Ukrayna, Rusya, Azerbaycan, Kırgızistan, Gürcistan, Romanya ve Beyaz Rusya dahil olmak üzere Doğu Avrupa ve eski Sovyet ülkelerinden geliyorlar."

    Rapor ayrıca Türk hükümetinin insan ticaretinin engellenmesi için tüm minimum standartları sağlamadığını belirtti. Yine de, bu yolda önemli çabalar gösteriliyor.

    ABD: Türkiye'nin insan ticaretiyle mücadele kampanyasının sonuçlarını görmek için henüz çok erken

    Türkiye'nin insan ticaretiyle mücadeleyi amaçlayan yeni programı ile ilgili olarak Amerikan Dışişleri Bakanlığı raporunda şöyle denildi: "Hükümet, sonuçlarını görmek için henüz çok erken olan 2005 insan ticaretiyle mücadele kampanyasını başlattı."

    Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Türk hükümetiyle işbirliği içerisinde Doğu Avrupa, Türkiye ve Eski Sovyet Ülkeleri'nde insan ticaretiyle mücadele amacıyla geçen hafta bir kampanya başlattı.





Radikal Gazetesi - 4 Haziran 2005


    Fuhuş ihbar hattı kilitlendi

    Türkıye'de fuhuşa zorlanan yabancıların yararlanması için kurulan 'Alo 157' hattını iki haftada üç binden fazla kişi aradı. Ancak üçü dışında numarayı çevirenlerin tümü meraklı Türk vatandaşlarıydı.

    ANKARA (RADİKAL) - Türkiye'ye zorla getirilen ya da fuhuşa zorlanan yabancı uyrukluların yararlanması için kurulan Alo 157 hattı, meraklı Türkler nedeniyle kilitlendi. İki haftada 3binden fazla kişinin aradığı hatta, sadece üç kişi gerçek bir tehlike nedeniyle başvurdu.

    Alo 157'ye gelen telefonlar, Dışişleri Bakanlığı'nda yeni bir meşguliyet yarattı. Geçen ay uygulamaya giren hattı gerksinim duyanlardan çok, meraklı Türk vatandaşları aradı. 3binden fazla kişinin araması nedeniyle kiltlenen hat gerektiği gibi hizmet de veremedi. Dıişleri, onca telefon içinden sadece üçünün gerçek amaç doğrultusunda aradığını saptadı.Kaynaklar, merakın nedenini, Rusça, Romence, Ukraynaca gibi bölgesel dillerde teyp kayıtlarının devreye girmesıne bağlıyor.

    Ukrayna ile anlaşma

    Bu hattın devreye girmesiyle yabancıların insan hakları ihlallerinin önlenmesini amaçlayan Dışişleri, sorunu temelden çözmek için de ilgili ülkelerle yasadışı insan ticaretini önleme ve yasadışı yollarla gelenleri iade etme anlaşmaları imzalıyor. En önemli kaynaklardan biri olan Ukrayna'nın Devlet Başkanı Viktor Yuşçenko'nun 6-8 Haziran'da Türkiye'ye yapacağı ziyaret sırasında bu yönde bir anlaşmaya imza atılacak.




Cumhuriyet Gazetesi - 2 Haziran 2005


    İnsan Ticaretini Önleme Kampanyası

ANKARA (CUMHURİYET) - Türkiye, Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ile birlikte Doğu Avrupa, Türkiye ve Eski Sovyet Ülkelerinde insan ticaretiyle mücadele için çok yönlü bir kampanya başlatıyor.

    Türkiye'ye gelen potansiyel insan ticareti mağdurlarının kurtarılması ve korunmasını içeren program, IOM Türkiye Temsilcisi Marielle Lindstrom, Dışişleri ve İçişleri Bakanlığı yetkililerinin BM Türkiye Temsilciliği'nde ortak düzenledikleri basın toplantısıyla tanıtıldı.

    'İnsan ticareti, uluslararası sınırların ötesine geçmiş bir sorundur.'diyen Lindstrom, Türkiye'nin tüm bölgeyi kapsayan önemli ve büyük bir girişime imza attığını belirtti.

    IOM tarafindan başlatılan kampanyada ilk olarak bir süre önce çalışmaya başlayan "157" acil yardım hattı tanıtılacak. Görevlı ve gönüllülerin çalıştıkları hatta Türkçe, Rusça, Rumence hizmet veriliyor.

    IOM ayrıca Türk hükümetiyle yakın koordinasyon içinde Doğu Avrupa, Türkiye ve eski Doğu Bloku'nun bazı kilit ülkelerinde tanıtım kampanyası sürdürecek.Bu çerçevede, Türkiye, Ukrayna ve Moldova'da televizyon reklamları güsterilecek.

    Ayrıca, Türkiye'de havaalanlarında pasaportların içine konmak üzere ekler hazırlandı. Bu eklerde şu ifadelere yer veriliyor:

    "Türkiye'ye hoş geldiniz.Türkiye haklarınız için mücadele ediyorç Eğer biri sizi ücretsiz çalışmaya zorlarsa, 157 yardım hattını arayın."




The New Anatolian Gazetesi - 2 Haziran 2005


    Kampanya insan ticareti ile mücadeleyi durdurmayı hedefliyor

ANKARA-The New Anatolian
Senem Çağlayan

    Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Türk hükümetiyle işbirliği içinde, Doğu Avrupa, Türkiye ve Eski Sovyet Ülkelerinde insan ticaretiyle mücadele amacıyla dün bir kampanya başlattı.

    Eşgüdümlü kampanya, Türkiye'ye özellikle Moldova ve Ukrayna'dan giriş yapan potansiyel bireyleri ve halihazırda mağdurları insan ticaretinden korumayı ve kurtarmayı amaçlıyor.

    IOM Türkiye Misyon Şefi Marielle Sander-Lindstrom medya yoluyla yürütülecek bu kampanyayı tanıtmak için dün bir basın toplantısı yaptı.

    Medya kampanyasının bir parçası olarak, insan ticareti mağdurlarını kurtarmak amaçlı "157" acil yardım hattı, televizyon reklamları aracılığıyla halka duyurulacak. Lindstrom, "İnsan haklarını korumak için ücretsiz 157 acil yardım hattının kamuya yönelik duyurularını televizyonda yayınlayacağız, çünkü mağdurların boş zamanlarında televizyon izlediklerini biliyoruz ve bu onlara ulaşmak için en iyi yol" dedi.

    "İnsan ticareti uluslararası sınırları aşan bir sorundur. Bu kampanya insan ticaretini engellemek için kapsamlı bölgesel bir yaklaşımı benimsemektedir" diye ekledi.

    Televizyon reklamlarının yanısıra Türkiye' ye, ana sınır kapılarından giriş yapan bireylere pasaport ekleri verilecek. Bu pasaport eklerinde 157 acil yardım hattının duyurulmasının yanısıra, insan ticaretine karşı uyarılar bulunacak.

    Benzer el ilanları, Türkiye'yi ziyaret etmeyi planlayan ve insan ticaretine maruz kalabilecek risk gruplarına da Ukrayna'da sivil toplum örgütleri tarafından dağıtılacak. Dağıtım özellikle Odessa ile Kırım limanlarında ve Antalya ile İstanbul havaalanlarında yapılacak. Kampanyanın bir parçası olarak, bu havaalanlarında ayrıca reklam panoları da kullanılmaktadır.

    Halkın eğitimini, ilgili kanunların uygulanmasına yönelik kamu kurumlarının eğitimini ve mağdurlara doğrudan tıbbi ve psikolojik destek sağlamayı kapsayan kampanya, 700.000 $ bütçeli olup Amerikan Hükümeti tarafından finanse ediliyor.




Radikal Gazetesi - 2 Haziran 2005


    "Alo İnsan Ticareti" Hattı

ANKARA (RADİKAL) - Türkiye, Uluslararası Göç Örgütü ile birlikte Doğu Avrupa, Türkiye ve eski Sovyet ülkelerinde insan ticaretiyle mücadele için özel bir kampanya başlatıyor. İlk olarak bir süre önce çalışmaya başlayan "157" acil yardım hattı tanıtılacak. İnsan ticareti mağduru olarak zorla alıkonan ve çalıştırılan kişiler, 24 saat açık ve ücretsiz olan bu hattı arayabilecek. Gönüllülerin çalıştığı hatta Türkçe, Rusça, Rumence hizmet veriliyor.


BIZE ULASIN ATIL KURTTEKIN