Vaka İncelemeleri



Aşağıdaki hikaye Türkiye’de insan ticaretine maruz kalan 15 ila 21 yaşları arasındaki yedi genç Ukraynalı kızın anlattıklarından derlenmiştir. Genç kızların ikisi üniversite öğrencisi, diğerleri ise lise öğrencisi ve lise mezunudur.
Kendi bütçemizle Ukrayna’da yaşadığımız kasabadaki bir modellik ajansında modellik kurslarına gidiyorduk. Bu kursta nasıl model olunacağı konusunda eğitiliyorduk. Bir süre sonra, bize yurtdışındaki defilelerde görev alacağımız söylendi.
Bir gün kursun yöneticisi Türkiye’de bir defilede yer alacağımızı söyleyerek hazırlamaya başladı. Hazırlıklar bir kaç hafta sürdü. Gösterinin İstanbul’da olacağını öğrendik. Ayrıca bize aylık olarak 1000 dolar para alacağımızı söyledi. Patronumuza güveniyorduk ve seyahatin heyecanı, giyeceğimiz pahalı kıyafetler bizi heyecanlandırıyordu. Bize tam hayalet ettiğimiz gibi bir işe sahip olacağımız konusunda söz vermişti; büyük şehirde, para kazanacağımız ve moda ile ilgili bir iş. Hiç bir şekilde onun bizim hakkımızda başka planlar yaptığına dair fikrimiz yoktu.
Yaşadığımız küçük kasabadan otobüs ile gittiğimiz Odessa’ya gittik, burdan da feribot ile İstanbul’a geçtik. İstanbul’a varmamızla birlikte karşılaştığımız gerçekler hayallerimizi yıktı. Seyahatimiz, konaklamamız, yiyecekler ve kıyafetler için yapılan masrafların bizim borcumuz olduğu ve bu parayı geri ödememiz gerektiği söylendi. Bize bir gece kulübünde bar kızı (konsomatris) olarak çalışacağımız söylendi. Pasaportlarımız ise elimizden alınmıştı.
Ertesi gün, patronumuz bizi İstanbul’daki gece kulüplerinden birine götürdü. Fakat, gece kulübü sahibi, çoğunluğumuzun yaşları küçük olduğu için işe almayı kabul etmedi. İkinci gün, patronumuz bizi İzmir’de başka bir gece kulübüne götürdü. Orada bizi hemen işe kabul ettiler. İşimiz, gece kulübünün müşterilerini eğlendirmek ve onları içki içmeye davet etmekti. Gece kıyafetleri giymemiz ve eğer isterlerse müşterilerin bize dokunmalarına izin vermemiz gerekiyordu. Çok uzun saatler çalışmamız ve müşterilerle içki içmemiz için bizi zorladılar. Sürekli çok yorgun ve içkiliydik, yaptığımız işten iğreniyorduk ama başka bir seçeneğimiz yoktu. Pasaportlarımızı bize geri vermiş olmalarına rağmen, onların taleplerini reddetmek gibi bir şansımız yoktu çünkü vize sürelerimiz dolduğu için Türkiye’de yasadışı durumdaydık.
Gece kulübüne yakın bir otelde kalıyorduk. Sürekli olarak takip altındaydık ve herhangi bir şekilde oteli yanımızda biri olmadan, yalnız başımıza terk etmemize izin verilmiyordu. Sürekli olarak geceleri alkol kullanmaya zorlandığımızdan hep kendimizi yorgun, güçsüz hissediyor ve devamlı baş ağrısı sorunu yaşıyorduk. Haftanın yedi günü çalışmaya zorlanıyorduk.
İçlerinde dört kızın reşit olmadığı bu grup İzmir’de bu koşullar altında iki ay zorla çalıştırılmışlardır. İzmir Yabancılar Şubesi tarafından gerçekleştirilen bir operasyonla kurtarılmışlar ve polis tarafından insan ticareti maruz kaldıkları belirlenmiştir. En kısa zaman zarfında bir Türk Sivil Toplum Kuruluşu tarafından yönetilen, Ankara’daki sığınmaevine getirilen kişilere; tıbbi ve psikolojik destek sağlanmıştır. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) insan ticaretine maruz kalan kişilerin ülkeleri ve Türk otoriteleri ile koordinasyon içinde güvenli geri dönüşlerini sağlamıştır.